Açıklamalar

TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na

Cumhuriyetin kuruluşundan neredeyse doksan, 12 Eylül askeri darbesinden otuz iki yıl sonra,   parlamento eliyle yeni bir anayasa yapmaya girişilmesini önemsediğimizin bilinmesini isteriz.  Ülkeler ve yurttaşlar böylesine büyük bir imkânla sık sık karşılaşmazlar. Bu açıdan bu kıymetli girişimin titizlikle değerlendirilmesini ve küçük siyasal hesaplara heba edilmemesini temenni ediyoruz.

AVRUPA KAMUOYUNA

BASIN AÇIKLAMASI
 
Türkiye Barış Meclisi, Türkiye’nin Kürt sorununda yaşadığı sorunlar ve yeniden savaş konseptinin yürürlüğe sokulmuş olmasında duyduğu derin endişeyi Avrupa kamuoyu ile paylaştı.
 

TÜRKİYE BARIŞ YOLUNDAN VE DEMOKRASİDEN UZAKLAŞIYOR

14 Nisan 2009 tarihinden itibaren devam eden “KCK operasyonları” olarak adlandırılan gözaltı ve tutuklama dalgalarında bugüne kadar 7.800 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 4.250’si tutuklandı. Milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti yöneticileri, yazarlar, akademisyenler ve son olarak avukatlar.
Basın açıklamasında görüş belirtmek, mitinglerde konuşmalar yapmak, BDP Siyaset Akademisi’nde ders vermek ya da bir protesto eylemine katılmak gözaltına alınmak ve hatta tutuklanmak için yeterli gerekçe haline geldi.
Bu operasyonlar neticesinde Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinin bulunduğu her ilde KCK davaları açıldı.

Diyarbakır Kürt Konferansı'na Hakan Tahmaz tarafından yapılan sunuş


Türkiye’nin geleceği, yeni anayasa ve Kürt Sorunu’nda çözüm ya da savaş  

BASINA VE KAMUOYUNA

Türkiye şiddet döngüsü içerisinde çözüm yoluna giremez. Dün Ankara’da, akşam Siirt’te ve bu sabah Bitlis’te gerçekleştirilen eylemler ve ölümler, Kürt Sorunu’nun çözümünü zorlaştırıyor. Her ölüm bizi silahların susması anından bir adım daha uzaklaştırıyor.  Sorunun çözümünün silahla olmadığını 30 yıldır yaşananlar göstermeye yetiyor.

BATMAN BARIŞ MECLİSİ ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

 “Barış içinde, eşitliğin ve özgürlüğün sefasını sürmek istiyoruz! Yasaları taşlar, mermerler üzerine değil, tüm insanların, hatta onları unutan köle ile onları yadsıyan
tiran da dâhil olmak üzere, tüm insanların yüreğinde yazılı olan ebedi adalet, artık
egemenliğini kursun istiyoruz.”    Robespierre
Savaş; İnsan, hak, hukuk, adalet, ilke, ahlak ve kural tanımamaktır.  Savaş, hak gaspıdır ve  her şeyi kendi amaçlarına uygun olarak değersizleştirir. Savaş, insanların vicdan ve onurunu yaralayan bir olaydır.
İnsanlardaki savaş içgüdüsü, saldırganlık, yok etme isteği, doğaya ve insana yönelik örgütlü kıyım insanlığın yıkım sebebidir ve baş edilmesi gereken en büyük insan hastalığıdır. Bu hastalıkla baş edilmedikçe ve yok edilmedikçe; insan, insan olmanın anlam ve önemini kavrayamayacaktır.
Bir insan hastalığı olan savaşın tek ve yegâne ilacı barıştır. Barış ise, dünyanın neresinde olursa olsun, insan, hayvan ya da doğa söz konusu olduğunda, tüm bu canlılar şiddete, yıkıma ve zulme uğradıklarında cesaretle sesini yükseltmek, dayanışma göstermektir. Barış, dünyanın tüm renklerinin buluştuğu insanlığın ortak bayrağıdır:

Van Barış Meclisi'nden Çağrı

Toplumun barışa şiddetle ihtiyacı bulunmaktadır. 30 yıldan beri süren şiddet ortamı hepimizin bildiği gibi 50 bine yakın insanın yaşamını yitirmesine, 3 bin beş yüz köyün boşaltılmasına, 17 bin insanın faili meçhul ( belli- malum ) cinayetlere kurban gitmesine ve bu ülkenin 400 milyar dolarının yok olmasına sebebiyet vermiştir. Böylesine önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Konuyla ilgili herkesin ortak fikri bu ülkenin en önemli sorunun Kürt sorunu olduğudur. Öyleyse devletin ve hükümetin bu soruna gereken önemi vermesi ve ciddiyetle yaklaşması gerekmektedir.
Kürt sorununda gelinen nokta itibariyle yaşanan çatışmasızlık ortamı sevindirici olmakla birlikte bu çatışmasızlık ortamının kalıcı olması ve barışa giden yolun açılmasının sağlanması amacıyla milliyetçi ve tekçi söylemlerden vazgeçilmeli, şahıslar ya da gruplar tarafından yapılan her türlü öneri olgunlukla karşılanmalı ve tartışılmalıdır.

AKP, tarihsel sorumlulukla karşı karşıya!

BASINA VE KAMUOYUNA
2 Kasım 2010 
Dün PKK eylemsizlik kararını 2011 yılında yapılacak genel seçmlere kadar uzattı. Umarız  bu süreçte daha önceki dönemler gibi barış  umutlarının  tüketildiği bir süreç olarak yaşanmaz. Hükümet,  silahların susmasını sağlayacak ve sorunun muhataplarıyla müzakere kapısını aralayacak  bazı adımları atar.

Ancak baştan belirtelim ki,  bu konudaki  kaygılarımız oldukça güçlü.Çünkü son bir yıldır AKP tarafından  bizi başka türlü düşünmeye sevk edecek hiçbir ciddi adım kamuoyunun bütün ısrarlarına ve güçlü desteğine  rağmen  atılmadı.

Biz  Türkiye Barış Meclisi olarak son bir ay içinde yaşananlara göz attığımızda bu düşüncemizde ne yazık ki bir kez daha  haklı olduğumuzu gördük. Daha önce duyurduğumuz gibi son bir ay içinde yaşananlara ilişkin düşünce ve önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak ve bunlardan önümüzdeki döneme ilişkin sonuçlar çıkarılmasını istiyoruz.

Nitekim 2 gün önce Taksim’de patlayan bomba, 32 yurttaşımızın yaralanmasına ve bir gencin ölmesine  yol açtı. Bu eylemin son derece kritik bir günde gerçekleşmiş olması her şeyden önce ne derece zor bir sorunla uğraştığımızı göstermeye yetiyor. Bu vesileyle saldırı anında yaralanan tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Bu türden eylemlerin barış mücadelesini ve çözüm isteğini engellemiyeceği bilinmelidir.

Ne yazıkki, bir ay içinde yaşananlar barışın umutlarımızı süsleyen bir şey olmasından öteye geçmesini sağlamadı. Barış hala bir hayal olmaya devam ediyor. Hafızalarımızı tazelemek için son bir ay içinde olanları detaya girmeden bir göz atmakta yarar var.

·         Eylemsizliğin uzatılmasından bir gün sonra, Kürt hareketine karşı iki yıldır yürütülen siyasi operasyona yeni bir halka eklendi. Şanlıurfa'da KCK operasyonu kapsamında 40 BDP’li gözaltına alındı. Aralarında İl Başkanı İbrahim Ayhan'ında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Siyasi operasyonlar bununla sınırlı kalmadı, İstanbul, Batman Kars, Iğdır ve Diyarbakır gibi birçok il kapsamında devam edildi ve ediliyor.

İçerik yayınları