TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ II. OLAĞAN TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

20.11.2007

 

Türkiye Barış Meclisi, 17 Kasım 2007 tarihinde gerçekleştirdiği İkinci toplantısında, programına son halini vererek, iç işleyişine ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Ayrıca, yerel barış girişimlerinden gelen temsilcilerin dile getirdiği çok değerli önerileri, kısa ve orta vadeli çalışma programı içinde değerlendirmek ve hayata geçirmek üzere Sekreterya’nın önüne bir görev olarak koymuştur.

 

Türkiye Barış Meclisi, İkinci toplantısında ülkedeki son sosyal ve siyasal gelişmeleri değerlendirerek aşağıdaki tespitlere ulaşmıştır:

 

1 Eylül’de gerçekleştirilen Türkiye Barış Meclisi kuruluş toplantısından sonra Türkiye’de bölgesel ve etnik bir iç savaşın eşiğine gelindi. Kürt sorununun çözümünü, asayiş sorununa indirgeyen militarist egemen zihniyet, barış için ortaya çıkan fırsatları elinin tersiyle iterek, savaş ve şiddeti körüklüyor. Ekim ayı ortasından bugüne kadar çatışmalarda ölenlerin sayısı 100’ü aşmıştır. TBMM’nin, AKP hükümetine Kuzey Irak’a askeri operasyon yapma yetkisi vermesi, cenaze törenleri, sokakları tahakkümü altına alan şoven, saldırgan karakterli gösteriler ve egemen güçlerin milliyetçi, ırkçı, militarist yaklaşım ve söylemleri bütün toplum için tehlike çanlarının çalmaya başladığını göstermektedir.

 

İki yıl önce “Kürt sorunu öncelikle benim sorunumdur” diyen başbakan Recep Tayip Erdoğan, şimdi Kürt sorunundan söz etmiyor. Sorunu, güvenlik soruna indirgeyerek şimdiye kadar defalarca denenmiş olan ve çözüm üretmeyen sınır ötesi operasyonların 25.’sini gerçekleştirmekten söz ediyor. Kürt sorunun demokratik ve siyasal zeminlerde çözümüne imkan tanımayan bu siyasal zihniyet, aksine şiddet ve savaşı canlandırmaktan başka bir şeye yol açmamaktadır.

 

Öyle ki, bu zihniyetin yıllarca topluma saçtığı ayrımcı, ötekileştirici kin ve nefret tohumları, şimdi TBMM kürsüsüne ve koridorlarına kadar taşınmaktadır. TBMM’deki DTP grubuna karşı başlatılan linç kampanyası, parti binalarını kundaklamaya, Kürtlerin işyerlerinin ve evlerinin işaretlenmesine kadar vardırılmıştır.

 

Türkiye'yi bölgesel ve etnik bir iç savaşa doğru sürükleyen bu siyasetin karşında Türkiye Barış Meclisi’nin öncelikli görevi, ülkedeki tüm demokrasi ve emek güçleriyle birlikte, topluma hakim olan linçci yönelimi, milliyetçi, şoven ve ayrımcı atmosferi değiştirmek, toplumun demilitarizasyonunu sağlamaktır.

 

Kısacası bizler fabrikada, Kürt olduğu için horlanan, aşağılanan işçi kardeşimize, Kürt olduğu için, evinden atılan komşumuza, kahvede dışlanan ya da başkaca bir nedenle ayrımcılığa uğrayan tanımadığımız bir Kürt’e sahip çıkmayı başaramadığımız sürece, silahların susmasını da, Kürt sorununun demokratik çözümünü de başarma şansımız yoktur.

 

“Silahlı çatışmaların durdurulması ve Kürt Sorununun barışçıl çözümü başta olmak üzere, Türkiye’de ayrımsız herkes için demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin ve sosyal adaletin tesisi” ni barış çalışmalarının temel amacı edinmiş olan Türkiye Barış Meclisi, ülkeyi yangın yerine çevirecek ve 6- 7 Eylül olaylarından daha büyük bir etnik temizliğe yol açma potansiyeli taşıyan bu milliyetçi, ırkçı ve militarist yaklaşımlara ve egemenlerin “Kürtleri halletme” siyasetine karşı, hızla barışın, sağduyunun dilini ve halkların kardeşliğinin egemenliğini inşa etmelidir.

Bu bağlamda;

    * Türkiye Barış Meclisi, İkinci oturumunda görüşülen kısa ve orta vadeli çalışma programında ifade edilen “çatışma ortamının sona erdirilmesi ve barışın tesisi için en kısa sürede çatışan taraflar ile doğrudan görüşmeler yaparak sorunun barışçıl ve demokratik çözümüne katkıda bulunmayı acil bir görev olarak önüne koyar.

 

    * Türkiye Barış Meclisi, DTP’nin kapatılmasına yönelik olarak açılan davayı, programında yer alan “ Barışın tesisi için herkesin etnik kökeni, dinsel inançları, mezhebi, cinsiyeti, cinsel yönelimi, siyasal görüşleri nedeniyle ya da başkaca bir nedenden dolayı ayrımcılığa uğramaksızın eşit hak ve sorumluluklar ile siyasal alanda aktif özne olarak yer alması gerektiği” anlayışına aykırı bir durum olarak değerlendirerek, Kürtlerin TBMM’deki siyasal temsilcisi olan DTP’ grubuna yönelik baskı ve saldırıları kınar.

 

    * Türkiye Barış Meclisi, DTP’ye yönelik saldırı ve baskılar karşısında dayanışma içinde bulunmak amacıyla, benzeri girişimlerle birlikte, TBMM’deki DTP grubuna bir ziyaret gerçekleştirecektir.

 

    * Türkiye Barış Meclisi, yargılanmakta olan sekiz asker ve aileleri ile dayanışma içinde olmayı, ülkede egemen kılınmak istenen öldürme kültürüne karşı yaşamı ve barışı savunmanın somut bir ifadesi olarak değerlendirmektedir.

 

    * Türkiye Barış Meclisi, yukarıda ifade edilen barış çalışmalarının amaçlarından biri olan sosyal adaletin tesisi için grevde olan Telekom işçilerinin hak alma mücadelesini desteklemekte, grevi kırma girişimlerini ve işçilere yönelik saldırıları kınamakta ve kamuoyunu duyarlı olmaya çağırmaktadır.

 

    * Türkiye Barış Meclisi, programında “barışın tesisi için toplumun her kesiminden geliştirilecek olan tüm öneri, program, eylem ve çalışmaları desteleyerek,bu girişimlerin güçlendirilmesi ve koordine edilmesi yönünde çaba harcayacağını” ifade etmektedir. Bu bağlamda ODTÜ öğrencilerinin gerçekleştirdiği “Barış Günleri” etkinliklerini coşkuyla karşılar. Türkiye Barış Meclisi, benzeri etkinliklerin tüm ülke sathında yaygınlaştırılması yönünde çaba harcayacaktır.