Türkiye Barış Meclisi
Hrant için yan yana geliyoruz
8 Şubat 2010 Pazartesi Beşiktaş İskeleme Meydanında Saat: 10.00 
Katili tanıyoruz...
Kendinle... adaletle... gerçeklerle... yüzleşmeye çağırıyoruz.
Biz, babasının kanlı gömleğini sandığından çıkaranlar,
Biz, vücudunda devlet kurşunuyla toprak olanlar,
soluğu alınanlar, gözden çıkarılanlar, av olanlar katili tanıyoruz!
Işığı arkamıza aldık yüzleşmeye geliyoruz...
Kim yapmışsa eline sağlık diyenlere,
Aman canım, olur böyle şeyler diye geçiştirenlere inat,
yolumuzda yürüyoruz, gerçekle yüzleş diyoruz!
Çok sesli katiller korosu Karşında biz varız!
Biz Abdileriz, Musalarız, Uğurlarız, Ceylanlarız, Hrantlarız...
Madunların, mağdurların, yoksunların, yoksulların, annelerin, çocukların sesiyiz,
katledilenlerin soluklarını soluklarımıza katıp yürüyeceğiz...
Size, bedenimizi delenlere, pusuyu, puslu havayı sevenlere inat geliyoruz,
hem de, ayıptır, zulümdür, cinayettir diye haykırarak geliyoruz.
Bir insanı öldürenle ekmek çalanı ayırt edemeyen,
fikrini açıklayanı, hakkını arayanı zindana tıkan adaletle
ve buna sessiz kalanlarla yüzleşmeye çağırıyoruz.
İkiyüzlülüğü hep beraber haykırıyoruz.
Biz, yüzümüze çektiğiniz örtüleri attık,
büyüyerek, çoğalarak geliyoruz...
Adaletinize gerçeği haykırmak için mahkemenize geliyoruz...
Umut için, gelecek için sokağa çıkıyoruz...
Katil atayanlara inat, kardeşimsin Hrant!
HRANTIN ARKADAŞLARI
TBM Toplantı Sonuç Bildirisi
17.01.2010 Toplantı Sonuç Bildirisi
Türkiye Barış Meclisi, Kürt Sorunu’nun 86 yıl sonra “Kürt açılımı” adı altında TBMM’de ilk kez tartışıldığı, diğer taraftan sokağın kışkırtıldığı, milliyetçi ve ırkçı söylemlerin artığı, ayrımcılığın ve dışlayıcı tutumların yaygınlaştırılmak istendiği, farklılıklara tahammülün azaldığı bir dönemde toplandı.
Uzun süredir özlemini çektiğimiz ve mücadelesini verdiğimiz barış istemimiz yeni bir evreye girmiş bulunuyor. Küresel, bölgesel gelişmeler ve ülke gerçekleri Kürt Sorunu’yla eski koşullarda yaşamayı imkânsız hale getirdi. Ne Kürtler mevcut durumu kabul edebilir durumda, ne de Türkiye’yi yönetenler mevcut durumu sürdürebilir durumdadır. Türkiye’de Kürtlerinin çok boyutlu ve çok yönlü mücadelesi, dünyanın bütün büyük siyasal, ekonomik ve askeri aktörlerini Kürt gerçekliğiyle yüzleşmeye zorlamıştır.
Kürt Sorunu’nun çözümünde, iç dinamiklerin yanında etkisi göz ardı edilemeyecek önemli başka dış faktörler ve gelişmeler bulunmaktadır. Dış dinamikler, sürece sorunun kendi bölgesel beklentileri doğrultusunda çözülmesi için basınç yapmakta, iç aktörleri etkilemeye ve sıkıştırmaya çalışmaktadır. Bu yönüyle küresel aktörler arasında sağlanmak istenen büyük bir işbirliğinin ne doğrultuda olduğunun kavranılması, sürecin doğru kavranması bakımından özel öneme sahip.





31.01.2010